Çocukların okul döneminde yaşadığı psikolojik sorunlar



SOSYAL ILİŞKİLERDE VE ÖZGÜVENDE YETERSİZLİK

Sosyal ilişkilerde ve özgüvende yetersizlik kendini şu gibi belirtiler ile gösterir.

1. Kendini ifade etmekte ve savunmakta önemli düzeyde güçlük çekme

2. Yaşıtlarının arasına gitmekte ve onlarla kaynaşmakta çok fazla çekimser davranma

3. Arkadaşlık kurmakta ve sürdürmekte sorunlar yaşama

4. Arkadaşlık kurabilse bile, ilişkilerde çoğunlukla pasif ve edilgen bir rol alma Arkadaşlarının etkisinde fazlaca kalır. Hatta, arkadaşı yeter ki kendisini dışlamasın ve arkadaşlığını bitirmesin diye hep onun istekleri doğrultusunda hareket eder. Aşırı fedakarlık ve verici bir tutum benimser. (kendi ihtiyacı olan bir eşyayı sırf o istiyor diye ona vermesi ve okul harçlığının çoğunu onun için harcaması gibi). Çocukluk döneminde bu şekilde ilişki kurmayı ve sürdürmeyi öğrenen bir çocuk, zaman içerisinde bu edilgen ve pasif özelliğinden kurtulamadığı taktirde, yetişkin olduğunda da benzer davranış ve tutum içerisinde olacaktır. Evde eşine ve çocuklarına, sosyal yaşamında arkadaşlarına, iş hayatında da üstlerine karşı aşırı ve lüzumsuz fedakarlıklarda bulunacaktır. Lüzumsuz Fedakârlık ne demektir? Ve kişilerin hayatını nasıl etkiler? Sonraki yazılarımda açıklamaya çalışacağım.

5. Teneffüslerde sırasında oturma ve dışarı çıkmayı tercih etmeme, Çocuğa teneffüslerde niye dışarı çıkıp arkadaşlarınla oynamıyorsun diye sorulduğunda, çoğu zaman alınan cevaplar “dışarısı soğuk”, “canım oynamak istemiyor”, “onların oyunlarını sevmiyorum”, “onlar beni çağırmıyorlar, aralarına almıyorlar” şeklinde olur ya da hiç cevap vermeyip, suskun kalmayı tercih ederler.

6. Okuldaki sosyal etkinlikleri, “ben bu faaliyeti sevmiyorum ya da beceremiyorum” diyerek reddetme

7. Akran zorbalığına maruz kalma

8. Hata yapmaktan ve eleştirilmekten korktuğu için derslere katılmama, cevabını bildiği halde sorulan sorulara cevap vermeme, konuyu anlamadığı zaman arkadaşları “geri zekalı olduğunu düşünür, dalga geçerler” diye öğretmene soru sormama

9. Derslerine yeteri kadar çalışmasına rağmen, sınavlarda “ya yapamazsam, başaramazsam” kaygısını aşırı düzeyde yaşama. Bu durum zaman içerisinde düzeltilmezse, gerçekten de çocuğun kapasitesinin altında başarı göstermesine neden olan “Sınav Kaygısı Bozukluğu”na dönüşecektir.

Sosyal ilişkilerde ve özgüvendeki yetersizlik; yaşamın her döneminde ve her alanında ciddi düzeyde problemlere neden olan bir “Sosyal Felç” durumudur. İnsan canlısı doğumundan itibaren sosyal bir varlık olduğu için, kişi yaşına ve gelişim düzeyine uygun sosyal becerileri kazanamadığı, geliştiremediği ya da sergileyemediği takdirde, devamlı yetersizliği ile yüzleşmek zorunda kaldığı bir yaşamı sürdürecektir.

ÖĞRENME SORUNLARI VE DERS BAŞARISIZLIĞI

Öğrenme sorunu ve ders başarısızlığı birbirinden farklı durumlardır. Öğrenme sorununda, çocuğun yaşına göre gelişimsel özellikleri yeteri kadar kazanamadığı ya da çok geç kazandığı görülür. (Konuşma, yürüme, tuvalet eğitimi ve diğer motor becerilerin kazanılmasında gecikme ve yetersizlik, bilişsel gelişimde aksaklık gibi..)

Ders başarısızlığı ise, çocuğun mevcut kapasitesinin (zeka düzeyinin) altında bir akademik performans sergiliyor olması demektir. Öğretmenin ya da ailenin çocuktan beklediği performansa ulaşamıyor olması değildir.

Öğrenme sorunlarının nedenleri

1. Zekâ düzeyinin (IQ)normalin altında olması. Bu durum genel olarak hayatın her alanında ve her döneminde az ya da çok öğrenme sorunlarına neden olabilmektedir.

2. Ciddi boyutta Dikkat Eksikliği

3. Özel Öğrenme Güçlüğü Ciddi boyuttaki Dikkat Eksikliği ve Özel Öğrenme Güçlüğü; hayatın her alanından ziyade, özellikle akademik ve üst düzey performans gerektiren alanlarda öğrenme sorunları yaratmaktadır. Bu durum psikiyatrik tedavi ve özel eğitim ile düzeltilebilecek ya da hafifletilebilecek bir bozukluktur.

Ders başarısını etkileyen faktörler

1. Aile ile ilgili faktörler

• Ebeveynin eğitim düzeyi

• Ailenin sosyo-ekonomik durumu

• Ebeveynin eğitime bakış açısı ve ilgisi

• Ebeveynin çocukla ilişki biçimi

• Aile içindeki ortam

2. Öğretmen ile ilgili faktörler

• Öğretmenin kişilik özelliği

• Öğretmenin ilgisi ve duyarlılığı

• Öğretmenin çocuk ve ailesi ile ilişki kurma biçimi

• Öğretmenin eğitim tarzı ve yeterliliği

• Öğretmenin kendisinden ve öğrencisinden beklenti düzeyi

3. Eğitim sistemi ile ilgili faktörler

4. Arkadaş çevresi ile ilgili faktörler

5. Biyolojik hastalıklar ile ilgili faktörler

6. Psikiyatrik Bozukluklar

• Dikkat Eksikliği

• Özel Öğrenme Güçlüğü

• Özgüven Eksikliği

• Performans (Sınav) Kaygı Bozukluğu

• Depresif Bozukluk

Bir öğrencinin kapasitesinin altında akademik başarı gösteriyor olmasının en önemli nedenlerinden biri “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu” dur. Bu durumla ilgili ayrıntılı bilgileri bir önceki yazımda paylaşmıştım.

DAVRANIŞ PROBLEMLERİ

Okulda ve diğer sosyal yaşam alanlarında uyumu bozacak düzeydeki davranış problemlerinin nedenleri çoğunlukla psikiyatrik bozukluklardan kaynaklanır. Ama bunun yanında aile içindeki huzursuz ortamda davranış sorunlarına neden olmakta ya da bunu artırmaktadır.

Sık görülen davranış sorunları arasında şunlar yer almaktadır.

• Okul kurallarını ve otoriteyi kabul etmeme

• Derslerde sınıfın düzenini bozma

• Arkadaşlarıyla sık sık kavgaya karışma

• Kendisine ve çevresine zarar verme

• Arkadaşlarıyla alay etme, onları aşağılama

• Başkalarının eşyalarını ya da paralarını izinsiz alma

• Uygun olmayan alışkanlıklar edinme

• Okuldan kaçma ve evden kaçma  

Davranış sorunlarının nedenleri

1. Aile içinde şiddet ve huzursuz ortam

2. Dürtü ve öfke kontrol bozukluğunun belirgin olduğu Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu türü

3. Davranım Bozukluğu

4. Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu

5. Takıntı Hastalıkları ve Depresif Bozukluk

6. Bipolar Bozukluk

Erken çocukluk döneminden itibaren, bu uyumsuz özelliklerinden dolayı devamlı dışlanan, istenmeyen, cezalandırılan, horlanan, duygusal ve fiziksel şiddete maruz kalan çocuklar, hep haksızlığa uğradıkları düşüncesine inanarak büyürler ve bu zeminde bir psikolojik yapı geliştirirler.

Bu çocukların yetişkin yaşama geçtiklerinde ise “Antisosyal Kişilik Bozukluğu” geliştirme olasılıkları oldukça yüksektir. Antisosyal Kişilik Bozukluğu; toplum tarafından kabul görmeyen sosyal davranış ve tutum sergileyen kişilerdir.(Psikopat, Sosyapat olarak ta bilinir).

• Hırsızlık, gasp

• Yalan söyleme, dolandırıcılık

• Uygun olmayan alışkanlıklar

• Adam öldürme, suça karışma

• Riskli davranışlarda bulunma

• Aile içinde ve dışında sorumsuz ve şiddet içerikli davranışlar sergileme

Bursa Çocuk ve Aile Psikiyatrisi Uzm. Dr. Mahmut DEMİR